EN / TR
Menü
 

2019’u ne zaman planlamaya başlayacağız?

haber
02 Eki

Geçtiğimiz yılın son bir ayını, BOTAŞ tarafından elektrik santrallerine sağlanacak doğal gazın miktarı ve fiyatı üzerinde yaşanan tartışmalarla geçirmiştik.

Neredeyse herkes, BOTAŞ’ın kararını yılbaşı gecesi doğal gaz fiyatlarında yapılan zam ile öğrenmişti. Elektrik santrallerine yönelik kademeli fiyatlandırma mekanizmasının uygulanacağı ise yıllık kapasite rezervasyonları yapıldıktan sonra anlaşılmıştı.

Tahsisat protokollerinde yapılabilecek değişikliklere ilişkin gelişmeler ve çeyreklik ya da aylık bazda yapılacak fiyat değişikliklerinin ise piyasa oyuncuları ile önceden paylaşılmasına yönelik taleplerse hiçbir zaman karşılık görmedi.

Yaşanan belirsizlikler enerji şirketlerinin 2018 yılını planlayamamalarına neden oldu ve etkileri tüm yıl boyunca sürdü.

Piyasanın dominant oyuncularının fiyat ve miktar konularında açık ve piyasayı önceden bilgilendirecek şekilde hareket etmemesi maalesef özel sermayeli şirketlerin ticari pozisyonlarını belirleyebilme imkanını da ortadan kaldırıyor.

Bu durum aslında yine dönüp BOTAŞ’ı vuruyor zira hem gazını tedarik edemeyen hem de gazını satamayan şirketler çareyi yine BOTAŞ’ta arıyorlar. BOTAŞ ise hem planlamadığı bir gazı almak, hem de planlamadığı bir satışı yapmak durumuyla karşı karşı kalıyor.

Her ne kadar mevcut durum hiçbir kesimi memnun etmese de, fiili olarak son kaynak tedarikçisi pozisyonunda bulunan BOTAŞ dahil tüm KİT’lerin basiretli hareket etmesi, yeterince belirsizliğin bulunduğu bir ortamda önem arz ediyor.

Halihazırda 2019 yılını planlamaya çalışan özel sermayeli enerji şirketlerinin, KİT’lerin ticari pozisyonlarını netleştirmemeleri nedeniyle yine aynı durumu tecrübe ettiklerini üzülerek müşahede ediyoruz.

Döviz kurunu ve BRENT petrolün fiyat seviyesini tahmin etmenin gittikçe zorlaştığı bir ortamda öngörülebilirlikten bahsetmenin ne kadar zor olduğunu biliyorum.

Ancak, KİT’leri son derece sıkışık bir duruma mahkum eden bu temel göstergelerdeki belirsizlik özel sektör için de geçerli.

Her ne kadar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sn. Fatih Dönmez açıklamalarıyla enerjide maliyet bazlı fiyatlandırma uygulamasına devam edileceğini basın yoluyla bir kez daha teyit etmiş olsa da, benzer bir açıklamanın ilgili KİT yöneticileri tarafından da yapılmasına ihtiyaç var.

1 Ekim 2018’den itibaren BOTAŞ ve özel sektör ithalatçılarının maliyetlerinin BRENT nedeniyle artacak olmasından hareketle, USD/TRY paritesinin 6.7 seviyelerinden bugün itibariyle 6 bandına gelmiş olmasına rağmen, fiyatlarda güncelleme stratejisinin devam edeceğini öngörebiliriz.

Halihazırda elektrik üretimi amacıyla gaz tüketen santrallerin satış fiyatı 1.700 TL/bin metreküp, sanayi için 1.140 TL/bin metreküp, konut için 907 TL/bin seviyesinde.

BOTAŞ’ın ortalama gaz maliyetini elektrik santrallerine uyguladığı 1.700 TL/bin metreküp olarak kabul ederek USD/TRY paritesini ortalama 6 lira aldığımızda, her bin metreküp başına sanayi grubu 93 dolar, konut grubu ise 132 dolar sübvanse ediliyor.

Bu hesaba Ekim ayında gelecek maliyet artışının dahil olmadığını da söylemekte fayda var.

Geçtiğimiz hafta açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nı da göz önünde bulundurursak, merkez bütçe üzerindeki sübvansiyondan kaynaklı maliyetlerin kademeli olarak kaldırılacağı sonucuna varabiliriz.

Ben, ETKB’nin öncülüğünde BOTAŞ’ın fiyat güncelleme stratejisini doğru buluyor ve önümüzdeki yıl da mevcut sübvansiyonun sıfırlanması yönünde adımların atılmaya devam edileceğine inanıyorum.

Tüm bu göstergelere rağmen, BOTAŞ başta olmak üzere KİT’lerin 2019 yılında takip edecekleri yaklaşımları açık bir şekilde sektörle paylaşmaları, mevcut zorluklara rağmen önümüzdeki yılı planlamada tüm oyuncuların işini bir nebze de olsa kolaylaştıracaktır.

Eser Özdil