EN / TR
Menü
 

Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Kıbrıslı Türklerin de faydalanabileceği sanal bir Hub, gerçek barışı sağlayabilir mi?

haber
02 Eki

Doğu Akdeniz, açık denizlerdeki doğalgaz üzerinden tehlikeli bir dönemece girmeye hazır gibi görünüyor. Türkiye, 3 Mayıs 2019’daKıbrıs’ın güney kıyısının açıklarında, Yunanistan’ın hamiliğindeki uluslararası tanınan Güney Kıbrıs devletinin iddia ettiği münhasır ekonomik bölgede sondaj çalışmalarını başlatacağını açıkladı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi FredericaMogherini, bu açıklamanın ertesi günü Ankara’ya sert bir uyarı gönderdi. “Türkiye’yi acilen itidalli davranmaya, Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgelerindeki egemenlik haklarına saygı göstermeye;Avrupa Birliği’nin Kıbrıs ile bütünlük içerisinde hemen karşılık vereceği adımlardan sakınmaya çağırıyoruz.”

Ankara, etnik olarak bölünmüş adanın kuzey yarısında yaşayan ve adadaki doğalgaz kaynaklarına ortak olmasına karşın,bunun geliştirme süreçlerinin dışında bırakılan Kıbrıslı Türklerin yasal haklarını koruduğunu iddia ediyor. 12 Mayıs’ta Türkiye, Kıbrıs açıklarına ikinci bir sondaj gemisi göndereceğini açıklayarak tartışmalı hamlesini iki katına çıkardı. Dört gün sonra Fransa, Fransız donanmasının daha büyük savaş gemilerini barındıracak yeni bir limanın inşa edildiği Kıbrıs’taki Mari deniz üssündeki savaş gemilerine hizmet vermek için Kıbrıs ile bir anlaşma imzaladı. Fransa, İtalya’nın enerji devi ENI ile ortaklaşa olarak Kıbrıs kıyılarında doğalgaz operasyonları yürüten Total’in de merkezi konumunda aynı zamanda.

Türkiye’nin sınırları zorlaması, Türkiye ve komşuları arasında daha geniş bir bölgedeki güç savaşlarının ana fay hatlarından biri olan Kıbrıs konusunda uluslararası bir hassasiyet oluşturdu. Ancak, Türkiye’nin bu agresif adımları, Mısır, Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail’in oluşturduğu ortak cepheden gelen daha büyük bir provokasyona verilen tepkilerdi. Bölgenin doğalgaz üreticilerinin güvenlik nedeniyle bir araya geldiği bu büyük ortak cephe, Türkiye’yi Doğu Akdeniz doğalgazının pazarlanma sürecinin dışında bırakacak bölgesel bir enerji mimarisi oluşturmaya çalışıyor büyük bir mutabakatla.

Daha önce Şubat 2018’de Ankara, sınırlı bir deniz harekâtı yoluyla Mısır’a, Kıbrıs’a veAB’ye bir mesaj vermeye çalıştı. Kahire ve Lefkoşa, bölgedeki doğalgaz için Türkiye üzerinden geçebilecek boru hattı güzergahı seçeneklerini devre dışı bırakmak amacıyla, Mısır’daki Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) tesislerini kullanarak Avrupa Birliği pazarına ihraç etmek üzere görüşmeler yürütüyordu. 2015 yılında Kıbrıs karasularının bitişiğindeki dev Zohr sahasında doğalgaz keşfini açıklayan ENI, 8 Şubat 2018 tarihindeyine Kıbrıs’a yakın Calypso sahasında önemli miktarda gaz bulduğunu duyurdu. 23 Şubat tarihinde Türk donanması,ENI’ninKıbrıs sularında aynı lisans sahasındaki planlı bir sondaj bölgesine girişini engelledi ve firmayı sondaj gemisini bölgeden çekmeye zorladı.

Türkiye’nin bu hamlesi, Ankara’nın arzu ettiği sonucun aksi yönünde etki göstererek, Lefkoşa’yı Kıbrıs doğalgazının Mısır’ın LNG tesisleri üzerinden ihracı konusunda Kahire’ye daha da yaklaşarak anlaşma yapmaya itti. Bir zamanlar İsrail-Türkiye denizaltı doğalgaz boru hattı projesini gündemine alan İsrail, Güney Kıbrıs’ın öncü olduğu bu adımı takip etti ve doğalgazının LNG olarak ihracı için Mısır ile anlaşma imzaladı.

Doğu Akdeniz havzasında Yunanistan, Kıbrıs, Türkiye, Mısır, Lübnan, İsrail ve Gazze Şeridi arasındakiihtilaflar ve rekabet, taraflardan herhangi birinin provokasyonu ileri taşıması halinde, daha büyük ve açık bir anlaşmazlığın fitilini ateşleyebilir. Bölgenin enerji mimarisinin mevcut yörüngesi,zaman ayarlı jeopolitik bir bomba oluşturdu. Ancak bu kriz, bütün tarafların bölgenin doğalgaz zenginliğinden faydalanmasını sağlanarak önlenebilir.

 

Sanal bir Enerji Ticaret Borsası(Hub) Bölgeye Gerçek BarışıGetirebilir

Bölgedeki bütün devletler arasında yapıcı bir işbirliği, Doğu Akdeniz doğalgazının -bu doğalgazdan üretilecek elektrik de dahil olacak şekilde-, ortak bölgesel emtialar olarak Kıbrıs adasının ortasında Lefkoşa’daki tarafsız bölgede kurularak bölgedeki diğer ana ticaret merkezlerine bağlanacak, tarafların paydaşı olacağı sanal bir enerji ticaret merkezi ile teşvik edilebilir. Bu ticaret merkezi, kalıcı bir uzlaşmanın öncesinde dahi Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz enerji kaynakları üzerinde işbirliği yapmasına olanak sağlayabilir. Bu çözüm aynı zamanda Doğu Akdeniz’in bütün ülkeleri arasında bölgesel barış inşası için daha geniş fırsatlar sunabilir. Sanal bir enerji ticaret borsası, Gazze’deki durumun iyileştirilmesi, İsrail-Filistin işbirliğinin desteklenmesi ve İsrail ile Lübnan arasındaki deniz sınırı anlaşmazlığının çözülmesine yardımcı olmak için benzersiz yapıcı olanaklara sahip.

 

Ticari Olarak En Uygun Yaklaşım

Bölgedeki doğalgaz tedarikinin birleştirilmesi, her ülkenin doğalgazını daha iyi fiyatla pazarlama olanağını sağlayabilir. Aksi takdirde küçük üreticiler, sahalarını geliştirebilmek ve ihraç edebilmek amacıyla yatırımcıları piyasa fiyatının altında tekliflerle çekmeye çalışacak. Doğu Akdeniz gazının en azından bir kısmının arzın talebi karşılayabileceği bölgesel bir emtia olarak ele alınması, hem tedarikçi hem de tüketici ülkeler için en iyi fiyatları getirecektir.

Çok başarılı işleyen İngiltere merkezli Ulusal Dengeleme Noktası (NBP) gibi bir sanal doğalgazticaret merkezi, trans-bölgesel bir alanı temsil edecek ticaret platformu olabilir.Çünkü sanal merkezdeki tüm gazlar, bölgedeki tüm giriş ve çıkış noktalarını gerçek fiziki konumlarından bağımsız olarak alınıp bu hub’dasatılabilir. Fiziksel orijini söz konusu olmadan enerjinin işlem göreceği böyle bir sanal ticaret merkezi, bölgedeki bir fiziki ticaret merkezinden çok daha büyük derinlik ve likidite yaratır. Sanal ticaret merkezi, esnekliği ve ticaret kolaylığını artırarak, Doğu Akdeniz’deki küçük üreticilerin sahalarını geliştirmek için çok ihtiyaç duydukları yatırım akışının gerçekleşmesini de teşvik edecektir. Sanal ticaret merkezi, işlem gören doğalgazın hacmini önemli ölçüde arttırarak, buplatformun bölgedeki tüm ülkelere daha fazla refah getirmesine yönelik büyük bir ekonomik sinerji yaratır.

Böyle bir sanal ticaret merkezi, bölgedeki gaz piyasalarına şeffaflık getirir ve böylece yolsuzluklarıda azaltır. Bu şeffaflık, Kıbrıs’ın iki bölgeli bir şekilde yeniden birleştirilmesine yönelik herhangi bir plan için gerekli bileşen olan bir doğalgaz geliri paylaşım anlaşmasını da kolaylaştıracaktır.

Sanal ticaret borsasını Kıbrıs’ın Lefkoşa’daki tarafsız bölgesine konumlandırmak, yeniden birleşme anlaşmasının uygulamaya geçmesini beklemek zorunda da değildir. Lefkoşa’daki tarafsız bölgede yer alacak ofisler ve bilgisayar sunucuları, Kuzey ve Güney Kıbrıslılar tarafından ortaklaşa bir güven oluşturma mekanizması olarak birlikte yönetilebilir. Faaliyete geçtikten sonra, her iki taraf da Kıbrıs’ın doğalgaz arama ve üretimini geliştirmek için işbirliğini sürdürme ve genişletme konusunda paydaş olacaktır. Bir AB üyesi olarak Kıbrıs’ın ticaret ve sözleşme hukuku, Mısır’ın veya Türkiye’nin aksine, AB standartlarına uyum avantajına da sahiptir.

Sanal ticaret merkezindeki elektronik ticaretin en azından bir kısmı,Türkiye’de EPİAŞ tarafından yönetilen enerji borsası üzerinden gerçekleştirilebilir. Doğu Akdeniz bölgesinde benzerlerinin önde gelen kuruluşlarından EPİAŞ, Türkiye enerji piyasasını serbestleştirilmesinde ön plandadır ve elektrik piyasası piyasasının işletilmesinde; şeffaf ve güvenilir piyasa koşullarının oluşturulması ve tüm piyasa katılımcıları için eşit erişim sağlanması konusunda mükemmel bir geçmişe sahiptir. EPİAŞ, yakın zamanda Türkiye’nin gaz piyasası için de aynı şeyi yapmaya başladı. Sanal ticaret merkezinin bölümleri, EPİAŞ’a ek olarakAlexandria, Kahire, Atina, Tel Aviv ve başka yerlerdeki bölgesel borsalarla da bağlanabilir.

Benzer şekilde, LNG kargoları jeopolitik engelleri aşarak Doğu Akdeniz genelindeki mevcut tesislerden en verimli şekilde yararlanarak bölgesel ticareti gerçekleşebilir. Örneğin, Mısır iki büyük doğalgaz sıvılaştırma tesisine sahip olmasına rağmen, yeterli depolama tesislerinden yoksun. Türkiye ise LNG ve elektrikte arz fazlasına sahip ama doğalgaz depolama tesislerinden daha az faydalanabiliyor. Piyasa, Türkiye’yi bölgesel pazarlama ve tedarik mekanizmalarına dahil ederek, en etkin şekilde çalışacak ve jeopolitik karşıtlıkların yerine paydaş işbirliğinikoyabilecektir.

 

Nasıl işler?

Sanal ticaret merkezi, Türkiye veya başka bir ülke tarafından mevcut veya planlanan herhangi bir projenin yerine geçmeyi amaçlamayacak; en etkin fiyatlandırmanın yapılabileceği platform olarak hizmet ederek ve bölgesel bir referans fiyatı oluşturarak bu tür projelerin etkinliğini artıracaktır. Sanal enerji ticaret borsası, tüm taraflara eşit hizmet veren tarafsızbir kuruluş olacaktır. Enerji kontratlarındaki uygulamalarda olduğu gibi tahkim, İsviçre yasaları, Birleşik Krallık yasaları veya Stockholm’deki Uluslararası Ticaret Mahkemesi’nin yetkisi altında olabilir.

İşletmenini hisseleri, piyasa katılımcılarına ve hatta bölgenin başlıca ticaret borsalarına bile açık olabilir. Bu modelin başarısı,Türkiye’nin enerji borsasını yöneten EPİAŞ’taözel sektör piyasa katılımcılarının toplamda yüzde 40, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının (BİST) yüzde 30 ve geri kalan yüzde 30 hissesinin ise Türkiye devletine ait iletim şirketi TEİAŞ’a ait olması ile kanıtlanmıştır.

Olası mülkiyet yapısı, hisselerin dört büyük Doğu Akdeniz enerji aktörünün borsalarına paylaştırılması ve birleşme anlaşması gerçekleştirildikten sonra Kıbrıs’ın da bu yapıya dahil edilmesi şeklinde olabilir. Örneğin, Türkiye, Yunanistan, Mısır ve İsrail’deki borsalara yüzde 15 oranında bir hisse verilebilir. Kıbrıs’taki borsaya ise ancak bir birleşme anlaşması üzerinde uzlaşılıp uygulamaya konulduktan sonra verilmek üzere yüzde 15 pay ayrılır ve rezervde tutulur. Geri kalan yüzde 25 hisse iseTurcas ve Zorlu gibi özel piyasa oyuncularına ve belki de BOTAŞ gibi devlet oyuncularına açık olabilir.

 

Barışın Geniş Kazanımları ve Temiz Enerji Dönüşümü: Gazze’den Yenilenebilire

Sanal ticaret borsasının barışa katkıları, Kıbrıs sorununun ötesinde bölgedeki diğer ihtilafların çözümüne de katkı sağlayabilir. Sanal bir ticaret merkezindeki ticaret olanakları, ülkelerin birbirleriyle fiziki etkileşimi olmayacağından, İsrail ve Mısır’ın çıkarlarını tatmin etmeye dayalı olmayacak şekilde Gazze’nin doğalgaz sahalarını geliştirmesini ve pazarlamasını sağlayabilir. Doğalgaz ihracatından elde edilecek gelirler, sanal ticaret merkezinin uygulayacağı şeffaflıkla Gazze sakinlerinin yaşam koşullarının iyileştirilmesine katkı sağlar.

Benzer şekilde, bölgesel pazarlama ve sanal ticaret merkezi, İsrail ve Lübnan’ın deniz sınırı konusundaki anlaşmazlıklarını çözebilecekleri bir mekanizma sağlayabilir. İleride, Suriye’nin açık deniz doğalgaz sahaları da benzer araçlarla geliştirilebilir, çünkü sanal merkez Suriye’nin keşif ve üretim için gerekli özel yatırımcıları çekmesine yardımcı olabilir. Suriye’nin offshore doğalgaz geliri, ülkenin iç savaş sonrası yeniden yapılanmasını finanse etmeye yardımcı olabilir.

Sanal ticaret merkezinde, birbirlerine çok bağlı olmaları nedeniyle doğalgaz ve elektrik ticareti birlikte yapılabilir. Bazı durumlarda, doğalgaz tedarik eden bir ülkenin veya bir grup tedarikçi ülkenin yerel olarak doğalgazdan elektrik üretmesi ve daha sonrabu elektriği iletim hatları ile AB elektrik piyasasına iletmesi ticari olarak daha uygun olabilir. Bu yaklaşımın öne çıkan örneklerinden biri, İsrail, Kıbrıs, Girit ve anakara Yunanistan’ın şebekelerini 2.000 MW taşıma kapasitesine sahip bir denizaltı kablosuyla birbirine bağlayan EuroAsiaInterconnektor hattıdır. Bu yaklaşım geçtiğimiz günlerde, EuroAfricaInterconnectorhattı oluşturmak üzere Mısır ve Kıbrıs’ın 22 Mayıs 2019 tarihli çerçeve anlaşması ile desteklendi.

Sanal ticaret merkezi, AB ile Orta Doğu arasında elektrik ticaretini teşvik ederek, aynı zamanda Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da güneş ve diğer yenilenebilir kaynaklardan üretilecek elektrik üretimini destekler ve geniş bir coğrafyaya pazarlanabilmesi için köprü işlevi görebilir.

Son olarak, sanal ticaret merkezi bölgedeki şirketlerin ve Doğu Akdeniz enerjisine yoğun bir şekilde dahil olan Rusya ve AB üyesi ülkelerin, LNG, teknolojik hizmetler ve finansal araçlar alanlarında işbirliği için fırsatlar da sunabilir. Bu durum, Avrupa Birliği ve Rusya’nın enerji ilişkilerinde yeni bir ton belirlemelerine de olanak sağlar.

Doğu Akdeniz’in doğalgazını geliştirmek ve pazarlamak için en etkili ticari yaklaşım, bölgesel işbirliğinde en geniş paydaş çıkarlarını oluşturan yaklaşımdır. Sanal bir ticaret merkezi, Doğu Akdeniz’e gerçek bir barışıgetirebilir.

 

Micha’elTanchum

Dr. Micha’elTanchum, Hebrew ÜniversitesiTruman Araştırma Enstitüsü (Barış İlerlemeleri) öğretim görevlisi ve Başkent Üniversitesi’nde Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde(Başkent-SAM) Merkezi’nde “non-residentaffiliatedscholar”olarak görev yapmaktadır.

Doğu Akdeniz’de, Hazar Havzasında ve Kızıldeniz Körfezi’ndekiAden Koridorunda jeopolitik, enerji, denizcilik/donanma konularında araştırma ve stratejik analizler yürütmektedir. Öncelikle Türkiye, Kıbrıs, Mısır, İran, Suudi Arabistan ile birlikte Rusya ve Çin’e odaklanan Dr. Tanchum, yeni gelişen enerji ve ticari bağlantı kalıplarının Avrasya’nın güvenlik mimarileri üzerindeki stratejik etkilerini değerlendirmektedir.

Makaleleri TheNew York Times, ForeignAffairs, ForeignPolicy ve bazı on-line politik yayınlarda yayımlandı. TurkishPolicyQuarterly, Hürriyet Daily News ve TheJerusalem Post yayınlarına düzenli olarak katkıda bulunuyor.

Doktorasını Harvard Üniversitesi’nde tamamlayan Dr. Tanchum, OlinInstitutefor Strategic Studies ve buraya bağlı Weatherhead Center for International Affairs merkezinde de araştırmalar yaptı.

@Michaeltanchum

Not: Bu makale, eser sahibinin izni ile İngilizce orijinalinden Türkçe’ye çevrilmiştir. Makalenin orijinaline bu linkten erişebilirsiniz.