EN / TR
Menü
 

Her yerde gaz var

haber
02 Eki

Avrupa enerji piyasalarında neredeyse son 1 yıldır elektrik ve gaz ticareti iç içe geçmiş vaziyette.

Doğal gazın son bir yılda 10 dolar/mmbtu seviyesinden 3-4 dolar/mmbtu seviyesine gerilemesi, doğal gazı baz yükte kömürle rekabet edebilir hale getirdi.

Diğer yandan, gazın elektrik üretimindeki kullanımının artması emisyon fiyatlarını da baskılıyor.

Hem elektrik üreticileri arasındaki fiyat rekabetini arttırması hem de emisyon fiyatlarını baskılaması nedeniyle, elektrik ticareti yapan traderlar risklerini yönetmek için daha önce hiç olmadığı kadar doğal gaz piyasası ile de yakından ilgileniyorlar.

Kuzey ve Batı Avrupalı traderların future ve finansal piyasa işlemlerine ilişkin risklerini yönetmek için tercih ettikleri Hollanda hubı olan TTF’te gaz fiyatları, 2010’da operasyona başladığı zamandan beri tarihi dipi görmüş durumda.

Öyle ki, TTF gün öncesi doğal gaz kontratları geçtiğimiz Salı günü Henry Hub fiyatlarının bile altına inerek 2.5 dolar/mmbtu seviyesinden el değiştirdi. Net ithalatçı olan Batı Avrupa piyasalarında bu seviyelerin görülmesi, tüketiciler açısından şüphesiz muazzam bir durum.

Nasıl oldu da TTF’te, Henry Hub fiyatlarının altında kontrat ticareti gerçekleşti?

Ana hatları ile bu durumun nedenlerine değineceğiz ancak bir cümle ile açıklamamız gerekirse; neredeyse dünyanın her yerinde gaz var ve arz yönlü pozitif gelişmelere rağmen talep tarafında neredeyse yaprak kıpırdamıyor.

LNG arzındaki ciddi artış fiyatları aşağı yönlü baskılayan en önemli neden olarak öne çıkıyor.

ABD ve Avustralya başta olmak üzere arz yönlü güçlü penetrasyon, Çin-ABD arasındaki ticaret savaşının getirdiği ekonomik yavaşlama ve AB’deki ekonomik durgunluk ile birleşince, fiyatlar tam anlamıyla çakıldı.

Son bir yıldır bu trendi JKM-Henry Hub ve TTF benchmarkları arasındaki fiyat makasının daralmasından net bir şekilde görebiliyorduk.

Özellikle JKM-Henry Hub arasındaki fiyat makasının daralması, Asya-Pasifik ülkelerinden (Çin, G. Kore ve Japonya) yeni talep gelmemesi nedeniyle LNG kargolarının Avrupa pazarına (Türkiye dahil) yönlenmelerine neden oldu.

LNG ucuzlayınca, AB piyasalarındaki son 10 yıldır yaşanan dönüşüme bağlı olarak daha fazla hub endeksli kontrat ile gaz satmaya başlayan Gazprom’un satış fiyatları üzerinde de baskı oluşmaya başladı.

Ucuz LNG ile rekabete girişen Gazprom Avrupa piyasasına yönelik tedarik fiyatlarını peyder pey düşürmeye başladı.

Hem geleneksel tedarikçilerin hem de LNG satıcılarının sıkı rekabeti Avrupalı tüketiciler için son derece elverişli bir ortam yaratıyor.

Yaklaşık 1 ay önce basından takip ettiğimiz üzere, Bulgaristan kışın kullanmak amacıyla yer altı depolarını, Yunanistan aracılığıyla tedarik ettiği LNG ile doldurdu.

Genel olarak Avrupanın bütününe baktığımızda, yer altı depoları %95 oranında halihazırda doldurulmuş durumda.

Tabii bu durumda herkesin aklına şu soru geliyor: Avrupa’da doğal gaz fiyatları tarihi dip seviyelerini görmüşken, neden Türkiye’de doğal gaz fiyatları sürekli artıyor?

BOTAŞ’ın ve özel sektör tedarikçilerinin boru gazı tedarik kontratlarının ham petrole endeksli olduğunu sanıyorum bilmeyen kalmamıştır.

Batı Avrupa’daki hub endeksli doğal gaz ticaretinden farklı olarak ülkemizin doğal gaz ithal fiyatları gazın gazla rekabeti çerçevesinde değil, ham petrol ve petrol ürünlerinin fiyatlarına endeksli formüller çerçevesinde belirleniyor.

Özellikle son 1 yıldır arz yönlü gelişmelere bağlı olarak doğal gaz ve ham petrol fiyatları arasında ayrışma yaşanırken, piyasalarını liberalleştirmiş ve gazın gazla rekabetini tesis etmiş Batı Avrupa ülkeleri bu ayrışmayı tüketici olarak kendi avantajları için kullanmayı başardılar.

Ancak, Türkiye gibi birçok Doğu Avrupa ülkesinin pertrole endeksli, al ya da öde yükümlülüğü içeren kontratların fiyatları hublara kıyasla çok daha yukarıda kaldı.

Batı Avrupa piyasalarında fiyatlar düşerken, petrol fiyatına bağlı olarak ülkemizin tedarik maliyetleri düşmedi. Buna, uzun zamandır BOTAŞ’ın iç piyasada uyguladığı sübvansiyondan kaynaklı zararların taşınamaz boyutlara ulaşması eklenince, zam kaçınılmaz hale geldi.

Tabi, uluslararası piyasalarda fiyatlar düşüş trendini girerken bizim tedarik maliyetlerimizin azalmaması ve iç piyasada fiyat artışına gidilmesi, kendi içerisinde çelişkili bir durum yaratıyor.

Her yerde gaz varken bizim fiyatlarımız nasıl düşer? Tek yolu var, rekabetçi ve liberal bir doğal gaz piyasası kurarak.

Eser Özdil