EN / TR
Menü
 

İsrail doğalgazı ve Türkiye

haber
02 Eki

Enerji IQ, sektörel gündemin üst sıralarında yer alan İsrail doğalgazının Türkiye’ye ihracı ile ilgili süreçteki son gelişmeleri inceledi, en çok tartışılan soruların cevaplarını derledi.

(Emre Ertürk – 7.1.2016) Türkiye’nin, Rusya ile 24 Kasım 2015 tarihinde yaşanan ‘uçak krizi’ ile tetiklenen doğalgazda arz çeşitliliği ve güvenliği arayışları, 2011 yılından bugüne gündemde olan İsrail projesini yeniden ajandanın üst sıralarına taşıdı. İki ülke arasında bir süredir gergin seyreden ilişkide belirgin iyileşmeler yaşanırken, İsrail doğalgazının Türkiye’ye ihracına ilişkin resmi ve özel görüşmeler de hızlandı.

Süreci 2012 yılından bu yana yakından takip eden ve geçtiğimiz dönemde İsrailli bürokratlar ve sektör temsilcileri ile İsrail’de düzenlenen etkinliklerde bir araya gelen Enerji IQ, projeye ilişkin merak edilen konulara cevap aradı.

17 Aralık’ta Başbakan Netanyahu’nun onayladığı plan ne anlama geliyor?

İsrail’in üreteceği doğalgazın ithaline ilişkin ilk yasal düzenleme, 23 Haziran 2013 tarihli hükümet kararı ile onaylandı.

Bu düzenleme ile toplam rezervin 540 bcm’lik bölümünün İsrail’in yerel tüketimi için ayrılması kararlaştırıldı. Sadece bu 540 bcm’in dışındaki miktarların ihraç edilmesine izin veren düzenlemede, bu miktarın 5 yıl sonra yükseltilebileceği de hüküm altına alındı.

Kararda dikkat çeken detaylardan biri de sahaların rezervine endekslenen ihracat miktarlarıydı. Bu çerçevede aşağıdaki oranlar belirlendi:

  • 25-100 bcm arasında olan sahaların rezervinin %75’ini,
  • 100-200 bcm arasında olan sahaların rezervinin %60’ını,
  • 200 bcm’den büyük olan sahaların ise rezervinin %50’sini ihraç etmesi öngörüldü.

İsrail doğalgazının ihraç sürecinin mihenk taşı olacak bu düzenleme, sahalar arasında miktar transferi (swap) ve Tamar sahasında üretilecek doğalgazın ne zaman ve nasıl ihraç edilebileceğine ilişkin detayları da içeriyordu.

İsrail devleti, Akdeniz’deki sahalarda üretilecek doğalgazın ihracı için ikinci ve en önemli adımı 17 Aralık 2015 tarihinde gaz ihraç planını onaylayarak attı.

Eşzamanlı olarak ekonomi Bakanlığı’nı da yürüten İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından onaylanan bu plan, gaz ihraç planına muhalif kesimlerin tepkisini çekti. Plana yapılan itirazlar, 3 Şubat 2016 tarihinde İsrail Temyiz Mahkemesi’nde görüşülecek. Ancak planın iptal edilme veya değişme olasılığı çok düşük görülüyor.

Başbakan Netanyahu tarafından onaylanan plan, gaz sahalarının hissedarı olan şirketlerin, ihraç amaçlı saha geliştirme çalışmalarının devamını öngörürken, ihraçla ilgili planda da bazı değişiklikler yapıyor:

  • Görece küçük Tanin ve Karish sahalarından, 2013 yılındaki plan çerçevesinde ihraç edilebilecek 47 bcm, Leviathan sahasından ihraç edilebilecek miktara eklendi ve böylece Leviathan sahasından ihraç edilebilecek gaz miktarı 47 bcm yükseltildi. Böylece Tanin ve Karish sahasındaki üretimler de iç piyasa tüketimine yönlendirildi.
  • Tamar sahasından üretilen doğalgazın, ikinci bir sahanın geliştirilip İsrail’e bağlanması beklenmeden, belirli miktarlarda gaz ihraç edebilmesine izin verildi.

İsrail’deki iç piyasa fiyatı ile ihraç edilecek gaz fiyatı arasındaki ilişki nasıl olacak?

Başbakan Netanyahu tarafından 17 Aralık 2015 tarihinde onaylanan plana göre, İsrail’deki her yeni gaz tüketicisinin dört farklı tarifeden birini seçme hakkı olacak.

Bu seçeneklerden biri, Tamar ve Leviathan ortaklarının, İsrail’deki her yeni gaz tüketicisine, herhangi bir ihraç kontratında yer alacak formülle gaz satmasını içeriyor. Yani İsrail’deki bir tüketici, isterse doğalgazı ihraç formülüne göre alabiliyor.

Buradaki zorunluluk, ihraç kontratındaki formüle ilişkin tavan ve taban fiyat sınırları ile formüldeki değişkenlerin bağlı olacağı endekslerin aynen uygulanmasını kapsıyor.

Sadece al ya da öde (ToP) oranının, ihraç kontratındakinden farklı olarak, İsrail iç piyasasına uygulanan ortalama ToP oranında olması şart koşuluyor.

İsrail’de uygulanacak dört tarifeden biri olan bu modelin, her ne kadar çok güçlü bir bağ kurmasa da, İsrail’in ihraç edeceği gazın fiyatı ile iç piyasasına satılan gazın fiyatı arasında bir ilişki oluşturması bekleniyor.

İsrail, Türkiye’ye doğalgaz ihracı için hangi aşamaları öngörüyor?

İsrail doğalgazının Türkiye’ye ihracının ilk kez gündeme geldiği 2011 yılından bugüne konu, tüm boyutlarıyla bazen kamuoyunda bazen de kapalı kapılar ardında tartışıldı. 2012 yılından bugüne süreci yakından takip eden Enerji IQ, İsrailli yetkililerle görüşerek, Türkiye’ye ihracı için önemli ve ciddi adımlar atılan D. Akdeniz gazıyla ilgili son gelişmelere ilişkin görüşlerini aldı.

İsrailli sektör temsilcileri, daha önceki senelerden farklı olarak bu yıl “Ama…” ile başlayan siyasi ve diplomatik gelişmelere değinen cümleler yerine, sadece ticari yapıyla ilgili değerlendirmeler yapıyorlar.

Enerji IQ’ya bilgi veren konuya yakın İsrailli bir yetkilinin açıklamaları şöyle:

Bildiğiniz gibi doğalgaz, petrolden çok farklı ve eğer bizim gibi sıfırdan bir gaz sahası geliştiriyorsanız, ihtiyacınız olan tek şey aslında doğalgaz alım ve satım kontratlarıdır (GSPA). Leviathan’dan Türkiye’ye doğalgaz ihraç edilecekse, bunun için gerekli olanlar;

  • Yeterli miktarda gaz için uzun dönemli kontrat,
  • Satıcılara ve alıcılara birlikte cazip gelecek fiyat,
  • Gerekli altyapı yatırımları üzerinde mutabakat,
  • İsrail ve Türkiye’nin bu sürecin her aşamasını birlikte destekleyip, güvenli kılması

Bunlarla birlikte, aşağıdaki aşamaların da tamamlanması gerekiyor:

  • Maliyetler için detaylı mühendislik (FEED) çalışması,
  • Leviathan’dan Türkiye’nin güney kıyısına ulaşacak hat için teknik fizibilite,
  • Türkiye’ye gelecek gazın tüketicilere ne şekilde ve nasıl satılacağına ilişkin çalışmalar,
  • Türkiye’de gazın satışı için ilgili kuruluşlarca yetkilendirilecek firmalarla gaz satış müzakereleri,
  • Projeyi finanse edilebilir (bankable) kılacak şekilde, bölgesel jeopolitik gelişmeler ne yönde seyrederse etsin, sistemi güvenli kılacak uzun dönemli devlet garantileri ve mutabakatlar,

Leviathan, Afrodit ve Zohr sahalarının üretimleri birleştirilebilir mi?

İsrail’deki Leviathan sahasının Güney Kıbrıs’taki Afrodit ve Mısır’daki Zohr sahası ile birleştirilerek bir sinerji oluşturması kadar, bu üç sahanın birbirleriyle rekabet etmesi de mümkün.

Leviathan sahası ile aynı basende yer alan Afrodit sahasının, bölgede kurulacak altyapıyı ortak kullanarak, bir miktar gazlarını birlikte ihraç etmeleri, en olası seçenek olarak görülüyor.

Enerji IQ’nun görüşlerine başvurduğu İsrailli yetkililer, Leviathan ve Afrodit sahalarının yıllık kapasitesi 15-16 bcm olacak bir off-shore boru hattıyla, aynı üretim altyapısından faydalanarak, Türkiye’ye veya Mısır’a doğalgaz tedarikinin, teknik ve ekonomik açıdan fizibıl olacağını savunuyor.

Zohr sahasının, Levithan ile birlikte veya Afrodit sahasını da kapsayacak şekilde ‘üçü bir arada’ modeliyle geliştirilmesi ise şimdilik pek olası gözükmüyor.

Çünkü İsrail Leviathan’daki gazı, G. Kıbrıs da Afrodit’te üretilecek gazı, temizleme ve arındırma gibi proseslerden geçirdikten sonra karaya çıkartmayı planlıyor.

Zohr sahasının ana hissedarı İtalyan ENI ve Mısır devleti ise bu sahada üretilecek gazı, proses etmeden karaya ulaştırmayı planlıyor.

Dolayısıyla, D. Akdeniz doğalgazında ‘üçü bir arada’ yerine ‘ikisi bir arada’ seçeneği, olası işbirlikteliği senaryolarında daha mümkün gözüküyor.