EN / TR
Menü
 

Organize Toptan Doğal Gaz Satış Piyasasının kurulumunda son viraja girilirken…

haber
02 Eki

Organize Toptan Doğal Gaz Satış Piyasasının kurulumunda son viraja girilirken…

Piyasa oyuncularının malumu, EPİAŞ bünyesinde Organize Toptan Doğal Gaz Satış Piyasasının (OTSP) kurulması amacıyla uzunca bir süredir EPDK, EPİAŞ, BOTAŞ ve PETFORM üyesi Taşıtanların katkıları ile hummalı bir çalışma gerçekleştiriliyor.

Maliyet bazlı fiyatlandırmanın uygulanmaması nedeniyle sübvansiyonun özel sektöre verdiği zararlara ilişkin tartışmalar hararetli bir şekilde devam ederken, yeni piyasanın çalışma prensiplerini düzenleyecek regülasyon alt yapısı çok büyük ölçüde tamamlandı.

Son viraja girdiğimiz şu dönemde, tüm piyasa oyuncuları 1 Eylül 2018’de başlayacak yeni piyasa kurgusuna en iyi şekilde uyum sağlamak için yoğun bir çalışma yapıyorlar.

Her ne kadar 2018 yılında sübvansiyon nedeniyle birçok özel sektör tedarikçisi gazını serbest tüketiciler yerine büyük ölçüde BOTAŞ’a satmak durumunda kalsa da, farklı ürünlerin yer alacağı bir piyasanın kurulması son derece önemli.

Bu piyasanın likidite kazanması için ön şartın, denetleyici ve düzenleyici kurumların mevzuat ile kontrol altında tuttukları bir piyasada fiyatlara müdahale edilmemesi olduğunu da vurgulamak gerek.

Geçtiğimiz yıllarda, yüksek düzeyde tek kaynağa bağımlılık piyasadaki rekabet eksikliği ile birleşince ciddi sorunlara neden olmuştu.

Benzer sorunlarla yeniden karşılaşmamak ve OTSP’yi verimli bir şekilde çalıştırabilmek için iki alanda adım atılmasına ihtiyaç var: İç piyasada tesis edilecek etkin rekabet ve gaz ithalat kaynaklarının çeşitlendirilerek oluşturulacak daha dengeli bir tedarik portföyü.

Bu çerçevede, OTSP’nin kurulmasına yönelik çalışmalara paralel olarak spot boru gazı ve CNG ithalatına izin verilmesi, Yunanistan-Türkiye Enterkonnektöründe özel sektöre de gaz ihracatı için kapasite ayrılması ve OTSP çerçevesinde yürütülecek işlemlerin damga vergisinden muaf tutulacak olması bu süreçte atılan pozitif adımlar olarak değerlendirilebilir.

Diğer yandan, karar alıcıların arz güvenliği sorunumuzun nasıl giderileceğine yönelik doğru teşhisleri, farklı kaynaklardan ve özellikle yaz-kış mevsimleri arasındaki değişken yük faktörü ile pik talebi dengeleyici yatırımların hızlandırılmasını beraberinde getirdi.

Bu bağlamda, çok kısa süre zarfında ülkemiz iki FSRU tesisi kazandı, üçüncüsü de yolda.

EgeGaz’ın sisteme gaz verme kapasitesi iki buçuk kat artırıldı. Benzer şekilde Marmara Ereğlisi LNG terminalinin de sisteme gaz verme kapasitesi ciddi manada yükseltildi. Tuz Gölü yeraltı depolama tesisi devreye alındı ve kapasitesinin arttırılması çalışmalar yoğunlaştırıldı.

Tüm bu projelerin yanı sıra, farklı kaynaklardan ve güzergâhlardanboru gazı ithalatına ilişkin çalışmalar da devam ediyor. Gerek özel sektör, gerekse devlet elini taşın altına koyuyor.

Bununla birlikte, alternatif kaynaklardan gaz getirmek tek başına rekabetin ve daha dengeli bir portföyün oluşturulması için yeterli olmayacağı da bir gerçek. Maliyetlerin düşük ve kontratların esnek olması gerekiyor.

Türkiye’nin gaz tüketimi son 3 yıldır, özellikle gaz santrallerinin talebi, konutların çekiş profilleri ve mevsimselliğe bağlı olarak ciddi şekilde dalgalanıyor. Bu durum kontratların yönetilmesi için daha fazla esneklik ihtiyacını da beraberinde getiriyor.

İthalat kontratlarımızın, piyasa dinamiklerimizi yansıtacak daha kısa ve esnek hususları içerecek şekilde revize edilmesi gerekiyor. Bu da, Avrupa örneklerinden hareketle, ancak iç piyasada bir “fiyat endeksi” kurmakla mümkün olabiliyor; yani ticaret merkezi olmakla.

Bu yıllar alan, zorlu ve uzun vadeli bir süreç ancak yeterli sabır ve vizyon gösterildiğinde başarıyla sonuçlanıyor. Bu hedefi yakalayan ülkeler, gaz ithal ettikleri ülkeler ile daha dengeli ilişki kurabildikleri gibi, arz güvenliğini de kalıcı bir zemine oturtmuş oluyorlar.

İşte, EPİAŞ’ın çatısı altında hayata geçirilecek OTSP bu nedenlerden çok önemli.

Herkesin alışkanlıklarını terk etmesi gerektiği bir piyasa yapısına doğru ilerliyoruz. Hem özel sektörün, hem de kamunun sabırlı ve vizyonlu hareket etmesi gerekiyor. Piyasa devreye alındıktan sonra en önemli konu, ticaret platformu üzerinde likiditenin tesis edilmesi olacak.

Hep birlikte bu konu üzerine odaklanıp, küçük sorunları piyasa oyuncularını koruyacak şekilde çözersek aşama kaydederiz.

Aksi durumda, kısır bir tartışma içerisine girip, Türkiye’ye gaz satan şirketlerin, istedikleri gibi kontrat şartlarını ve fiyatları belirledikleri bir piyasa doğru evrilme ihtimalimiz de hiç azımsanmamalı.

Eser Özdil