EN / TR
Menü
 

OTSP ve Spot Boru Gazı İthalatı Serbestisi

haber
02 Eki

Malumunuz, bir yıl önce EPİAŞ bünyesinde kurulan Sürekli Ticaret Platformu üzerinde Organize Doğal Gaz Toptan Satış Piyasası (OTSP) faaliyetlerine başlamıştı.

O güne kadar, tedarikçiler ve tüketiciler arasındaki kontratların bazı istisnalar dışında neredeyse tamamen yıllık yapıldığı, dengeleme operasyonlarının ise aylık olarak yönetildiği, karşı taraf risklerinin ise tamamen şirketler tarafından üstlenildiği bir piyasa görünümü hakimdi.

Kimse OTSP’den, özellikle sübvansiyon ve KİT’lerin piyasaya ciddi müdahalesi bulunurken, bir mucize yaratmasını beklemiyordu. Ancak, OTSP’nin piyasaya yönelik bakış açısına getirdiği değişim son derece önemseniyordu.

Bugün TOBB Doğal Gaz Meclisinde EPİAŞ Spot Doğal Gaz Piyasası Müdürü Sn. Mustafa Güzel’in yaptığı sunumla, OTSP’nin ilk yılını nasıl geçirdiğini de dinlemiş olduk. Kendisinin aktardığı sunumdan dikkatimi çeken bazı verileri sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Sn. Güzel’in aktarımıyla, birinci yılın sonunda, piyasaya kayıtlı 33 şirket tarafından parasal karşılığı yaklaşık 2 milyar Türk Lirasına tekabül eden 1.3 milyar metreküp doğal gaz OTSP üzerinde el değiştirmiş.

Türkiye gibi, kabaca 50 bcm büyüklüğe sahip bir doğal gaz piyasası için bu miktarın tatmin edici olmadığını sanıyorum söylemeye gerek yok.

Bununla birlikte, hub olma hedefi güden bir çok Balkan ülkesinin tüketimlerinin 2,5 – 3 bcm seviyesinde olduğu düşünülürse, bölge ülkelerin tüketimleri ile kıyaslandığında henüz emekleme aşamasında olan OTSP’nin ciddi bir volüm yarattığını da söyleyebiliriz.

Şüphesiz, Türkiye doğal gaz piyasası bu büyüklük ile yetinemez, çok daha yüksek hacimli ticaret yaratması gerekiyor. Vadeli piyasalara yönelik çalışmaların devam etmesi ve yazının ilerleyen kısımlarında değineceğimiz spot boru gazı ithalatına yönelik yapılan yeni düzenlemeler, bu durumun habercisi gibi.

Ancak, hangi düzenleme yapılırsa yapılsın, serbest piyasada oluşması gereken fiyatlara müdahale edilmemesi ve ticareti kısıtlayıcı fiili hareketlerden vazgeçilmesi gerektiğini de bir kez daha not etmek istiyorum.

OTSP’ye ilişkin dikkatimi çeken ikinci veri, 1.3 milyar metreküplük ticaretin %61’ini ilave dengeleyici işlemlerin oluşturması oldu. Malumunuz, mevzuat gereği iletim sistem operatörü, sistemin fiziki dengesi için OTSP üzerinden tedarikte bulunabiliyor. Bu uygulama organize piyasalara sahip hemen hemen bütün ülkelerde bu şekilde yürüyor.

Yöntem olarak herhangi bir sorun olmamakla birlikte, OTSP üzerinde oluşan sınırlı ticaretin neredeyse üçte ikisini ilave dengeleyici işlemlerden oluşması, mevcut piyasada ticaret yapmak için traderların daha fazla motive edilmeleri gerektiğini gösteriyor.

Yine OTSP rakamlarını sonuç kabul ettiğimizde, doğal gaz ticaretinin önündeki engel ve kısıtlamaların kaldırılarak, liberalizasyonun güçlendirilmesi gerektiği noktasında kendimizi buluyoruz.

Bu manada, piyasadaki yapısal sorunlarımız devam etmekle birlikte, bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Spot Boru Gazı İthalat Miktarı ve Uygulama Yönteminin Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar”ın, hem OTSP’deki ticari paterni hem de piyasanın genel yapısını değiştirecek önemli bileşenleri içerdiğini düşünüyorum.

Söz konusu düzenleme, herşeyden önce EPDK’nın piyasaya yönelik genel yaklaşımını, birincil mevzuat ile piyasadaki KİT tekelinden kaynaklı tıkanıklıkları ikincil mevzuat aracılığıyla mümkün olduğunca genişletme ve esnetme olarak bir kez daha ortaya koyması nedeniyle son derece önemlidir.

Bilhassa, 4646 sayılı doğal gaz piyasası kanunun geçici 2. Maddesi ortadayken, gaz ithalatını serbestleştirici bu düzenlemeyle, LNG ve boru gazı tedariki upstreamde rekabete açılmış oldu.

Pratikte dikkat edilmesi gereken husus, fiziki kapasitenin de gerçek manada ithalat rekabetine fırsat verecek şekilde uygulanması olacaktır. Bu nedenle, spot boru gazı ithal etmek isteyenler tarafından talep edilecek kapasiteye ilişkin ihalelerin EPDK tarafından yönetilecek olması olumlu bir adım.

Diğer yandan, özel ithalatçıların ciddi manada al ya da öde yükümlülükleri bulunurken, Türkiye piyasası da ekonomik yavaşlama ve doğal gaz santrallerindeki talep düşüşüne bağlı olarak “over-supplied” bir görüntü verirken, spot gaz ithalatına hangi ölçüde başvurulacağı, en azından kısa dönem için takibe muhtaç bir durum olarak öne çıkıyor.

Ancak, düzenlemenin ürün çeşitliliği ve esneklik getireceği son derece açık.

Mevcut uzun dönemli boru gazı ithalat düzenlememiz kanundan kaynaklı olarak son derece katı iken, spot ithalat düzenlememiz de bir o kadar esnek bir yapı getirdi.

Batı Avrupa piyasalarının geçtiğimiz 10 yılına bakıldığında, uzun dönemli, petrole endeksli kontratların daha kısa dönemli ve spot piyasa kontratlarına geçişi de, ancak yeni ve farklı süre ve esnekliklerdeki kontratların piyasada kendilerine yer bulmalarıyla mümkün olabiliyor.

Yeni düzenlemenin en önemli özelliğinin bu olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca, geçtiğimiz sayılarda da değindiğimiz üzere, mevcut piyasa koşullarına bağlı olarak, spot gaz fiyatlarının, uzun dönemli BRENT’e endeksli kontratlardan daha düşük seyretmesi nedeniyle, kısa vadede daha ucuz gazın ülkeye girişi yeni düzenlemeyle kolaylaşabilir.

Bunun için, geçtiğimiz yaz aylarında spot LNG ithal etmek isteyen tarafların karşılaştığı sorunların burada yaşanmaması gerektiğini de bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Son olarak, öztüketimlerini karşılamak ve portföylerini çeşitlendirmek isteyen taraflar için de, spot boru gazı ithalat düzenlemesi yeni ticari fırsatlar yaratacaktır. Bu bağlamda, OTSP üzerinde de derinliğin artmasını bekleyebiliriz.

Son söz olarak, en gelişmiş piyasa yapısını da kursanız, günün sonunda tarafların ticaret yapmaları, piyasanın ticareti destekleyecek şekilde kurgulanmış olmasıyla alakalı olduğunu söylememiz gerekiyor. Bunun için en önemli konunun, piyasa fiyatlarına müdahale edilmemesi ve dengeli dağılmış bir tedarik portföyü olduğunu hiç unutmamalıyız.

Eser Özdil