EN / TR
Menü
 

Petrolde dramatik ve yıkıcı fiyat dalgalanma uyarısı

haber
02 Eki

IICEC, Rusya Ulusal Araştırma Üniversitesi – Enerji Politikaları Merkezi Başkanı Dr. Vitaliy Yermakov tarafından hazırlanan, “Rusya, Suudi Arabistan ve ABD: Üç Büyük Petrol Üreticisi Arasında Tedarik Dinamikleri” konulu rapora göre, dünya düşük karbonlu bir geleceğe geçiyor ve bu geçiş Rusya, Suudi Arabistan ve ABD’nin küresel petrol pazarında stratejik çıkar çatışmasına dayalı dramatik ve yıkıcı fiyat dalgalanmasına neden olabilir.

(Enerji IQ – 5.10.2018) Rusya Ulusal Araştırma Üniversitesi – Enerji Politikaları Merkezi Başkanı Dr. VitaliyYermakov tarafından IICEC Enerji ve İklim Araştırmaları Serisi için hazırlanan “Rusya, Suudi Arabistan ve ABD: Üç Büyük Petrol Üreticisi Arasında Tedarik Dinamikleri” başlıklı rapor, İstanbul’da düzenlenen bir toplantıyla kamuoyu ile paylaşıldı.

Toplantıya ev sahipliği yapan Sabancı Üniversitesi IICEC Direktörü Prof. Difiglio, açılışta yaptığı konuşmada “Enerji ve iklim alanlarındaki kilit paydaşları bir araya getiren, seçkin bir platform olan  Sabancı Üniversitesi IICEC, bu hedef doğrultusunda sektörün önemli isimlerine ev sahipliği yapmaya devam edecek” dedi.

Toplantıda konuşan raporun yazarı Dr. VitaliyYermakov; Rusya, Suudi Arabistan ve ABD’deki petrol piyasasının son on yılda tecrübe ettiği gelişmelerin petrol sanayîni nasıl şekillendirdiğini, stratejilerinin hangi sebeplere dayalı olarak ve nasıl değiştiğini ve bu değişikliklerin sektörün bugünü için ne anlama geldiğini anlattı. Raporun paylaşımının ardından düzenlenen panelde ise Abdullah Bin Hamad Al-Attiyah Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Vakfı Enerji Danışmanı HowardBevanve  Engie Türkiye CEO’su DenisLohest, rapora ve sektöre ilişkin görüşlerini aktardı.

Dr. Yermakov: “Rusya belki asla göründüğü kadar güçlü olamayabilir ancak asla göründüğü kadar da zayıf olmayacaktır.”

Dr. Yermakov, toplantının açılışında yaptığı konuşmasına petrol fiyatlarındaki değişkenliğin hızına vurgu yaparak başladı. Reel arz-talep dengesinin ve reel ülke stratejilerinin petrol piyasasına olan etkilerine değinen Dr. VitaliyYermakov, Amerika, Rusya ve Suudi Arabistan için “bu 3 ülkenin toplam petrol üretimi tüm dünyadaki üretimin hemen hemen 3’te 1’i ” dedi. Dr. Yermakov sözlerine şöyle devam etti: “Üretimdeki artış petrol fiyatlarını düşürdü. Amerika’nın üretim artışı ise herkes için sürpriz oldu. Petrol ticareti yeni coğrafyalara kaydı, özellikle Amerika, Avrupa ve Asya pazarlarını hedeflemeye başladı. Diğer taraftan Suudi Arabistan OPEC’te daha etkin rol oynamaya başladı.” Rusya ve OPEC arasında yapılan anlaşmanın beklenenden daha uzun soluklu oluşuna değinen Dr. Yermakov, “bu anlaşma ile piyasadaki fazla petrol tüketilmiş oldu ve bu durum piyasaya bir denge getirdi. Yakın geçmişte sıkıntılı yaşanan son 2-3 yılda, Rusya’nın taktiksel olarak Ruble’nin değerini düşürmesi uzun vadede petrol üretimi konusunda Rusya’ya istikrar sağladı” diyerek sunumunu tamamladı.

Abdullah Bin Hamad Al-Attiyah Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Vakfı Enerji Danışmanı HowardBevan, paneldeki konuşmasında şunları söyledi: “OPEC ile Rusya arasındaki antlaşmanın uzun soluklu oluşunu sadece bu iki tarafın başarısına bağlamamak gerektiğini düşünüyorum. Bu durumu ortamda olan negatiflikler ve diğer ülkelerde yaşanan olumsuzlukların yarattığı bir şans olarak değerlendiriyorum.”

Engie Türkiye CEO’su DenisLohest ise şöyle konuştu: “Petrol piyasasında parçalanma ihtimali olup olmadığına odaklanmalıyız, hangi etkenlerin bu piyasayı ne denli etkileyeceği önemli. Artık petrol üretimi petrol piyasası üzerinde çok etkili.” 

Üç büyük üretici, piyasaları nasıl şekillendirdi?

IICEC Enerji ve İklim Araştırmaları serisinin “Rusya, Suudi Arabistan ve ABD: Üç Büyük Petrol Üreticisi Arasında Tedarik Dinamikleri” raporunda, “üç büyük” küresel petrol üreticisinin günümüz dünya petrol piyasasını oluştururken yarattıkları dinamikleri ve bu bağlamda, petrol piyasalarını nasıl şekillendirdiklerine ve bugünkü duruma nasıl gelindiğine dikkat çekiliyor.

Rapora göre, dünya düşük karbonlu bir geleceğe geçiyor ve bu geçiş, küresel petrol pazarında stratejik çıkar çatışmasına dayalı dramatik ve yıkıcı fiyat dalgalanmasına yol açabilir. Bu noktada, geçmiş-şimdi-gelecek zaman zincirini düşünmek; “üç büyük”teki yeni petrol piyasası gelişmelerinin petrol sanayiini nasıl şekillendirdiğini, stratejilerin neden ve nasıl değiştiğini ve bu değişikliklerin ne anlama geldiğini anlamak önem kazanıyor. Rapor, “üç büyük” küresel üreticinin karşılaştığı zorlukları ortaya koyarak, küresel petrol piyasasındaki gelişmeleri kapsamlı bir şekilde inceliyor. Dr. Yermakov’un raporda en çok dikkat çektiği temel problem ise farklı gelir ihtiyaçları ve farklı finansal dayanıklılık düzeylerine sahip üretici ve ihracatçı ülkelerin, nasıl uzlaşma sağlayabileceği.

Raporda öne çıkan veriler

Son 5 yılda küresel petrol piyasalarında, daha önce  görülmemiş gelişmelerin gerçekleşmesiyle; küresel petrol ticaretinin temelleri, yeniden şekillendi.

Rapora göre küresel petrol pazarındaki stratejik çıkar mücadelesi nedeniyle, petrol piyasası, 2014-2018 yılları arasında, uzun ve sancılı bir yeniden-dengelenme yaşadı. Örneğin, arkasındaki en önemli güç Suudi Arabistan olan OPEC, Kasım 2014’te petrol üretimini kısıtlamamaya karar verdi.Bu karar,  petrol fiyatlarının 2014’te 100 doların altına ve Haziran 2016’da ise 30 doların altına düşmesine neden oldu.

ABD’nin kaya petrolünün düşük fiyatlara karşı dayanıklılık göstermesi, tüm OPEC üreticileri üzerinde finansal strese neden oldu; fakat ABD’li kaya petrolü üreticileri, düşük fiyatlar nedeniyle rota değiştirmedi. OPEC, ABD kaya petrolü üreticilerinin düşük fiyatlar nedeniyle piyasadan çıkmaları durumunda -eğer bu gerçekleşseydi-, böylece, daha düşük üretim kesintileriyle, fiyatları ve piyasayı daha çabuk ve kuvvetli etkileme gücünü yeniden kazanmayı bekliyordu.

ABD’deki petrol üretimi patlaması kaya petrolü devrimi nedeniyle devam ediyor; ABD rafine petrolün net ihracatçısı haline geldi. 2009’dan bu yana ABD ham petrol üretimi% 92 arttı ve 2009’dan 2017’ye ABD ham petrol ithalatı % 24 düştü (9 milyon varilden 6.8 milyon varile). Ancak Yermakov’a göre, ABD Suudi Arabistan’ın swing üretici konumunu devralması mümkün görünmemektedir.

Bunun yerine, kaya petrolü gelişmeleri perspektifinden ABD’nin rolü, üretim ve karlılık optimal dengesini yakalamaktır. ABD’deki kaya petrol üreticilerinin çoğunun küresel arz eğrisindeki konumlarını güvence altına almalarıyla birlikte, operasyonlardaki kârlılığa dönme vakti geldi. Bu durum, petrol fiyatlarının 60 ila 80 dolar/varil koridorunda olmasını gerektirebilir.

Suudi Arabistan’ın Kasım 2014’te politikasındaki yaptığı değişim, gelecekte petrol piyasalarındaki rolüyle ilgili soruları gündeme getirmişti. Suudilerin üretimde kesintilere giderek fiyatları yükseltme çabası, ABD’nin arz esnekliği sebebiyle kesintiye uğrayabilir, böylece Suudilerin fiyat yükseltme çabaları sınırlı kalabilir. Raporda, Suudi Arabistan’ın, yıllarca OPEC’in swing tedarikçi olarak sürdürdüğü piyasa dengeleyicisi rolünü tekrar tahsis ettiğine de vurgu yapılıyor.

Petrol fiyatlarının 2014 ortasından 2016’ya kadar düşük seyretmesi, Rusya için zorluklara yol açtı. Rusya, ekonomisini belli bir düzeye kadar farklı sektörlerle çeşitlendirmeye yönelmiş; bununla birlikte, hidrokarbon gelirlerine olan bağımlılığını azaltmaya çalışıp, makroekonomik istikrar sağlama ve ithal ikame politikaları uygulama yöntemleriyle ekonomisine esneklik kazandırmıştır. Bu yöntemlere rağmen, söz edilen ekonomi politikalarının uygulanması, son üç yılda petrol fiyatlarının 60 dolar/varil seyrederek Rusya’nın enerji sektörünü baskılaması ve gelirleri düşürmesi nedeniyle, 2009’da olduğu kadar kolay olmamıştır.