EN / TR
Menü
 

Sübvansiyon fiilen devam ediyor, elektrik verim odaklı fiyatlanmıyor

haber
02 Eki

Sübvansiyon fiilen devam ediyor, elektrik verim odaklı fiyatlanmıyor

BOTAŞ tarafından santraller için maliyete yakın bazda tarife belirlemesine rağmen, ne doğalgaz tedarikçileri santrallere gaz satabiliyor, ne de santraller meritorder sisteminde çalışabiliyor.

(Enerji IQ – 15.8.2018) Sene başından bu yana maliyetin altındaki satış fiyatı nedeniyle BOTAŞ haricindeki doğalgaz tedarikçilerinin sınırlı ticaret olanağı bulduğu piyasa, bu ay başında azaltılan sübvansiyona rağmen sorunlar yaşamaya devam ediyor.

BOTAŞ tarafından “maliyete yakın bir bazda” açıklanan tarifeye rağmen, EÜAŞ tarafından “örtülü” tavanla baskılanarak müdahale edilen elektrik fiyatları, doğalgaz yakıtlı termik santrallerin maliyetlerini tekliflerine yansıtamamaları sebebiyle, çalışmalarını oldukça güçleştiriyor. Bu durum, al ya da öde ve asgari yaz alım taahhüdü (MSQ) baskısı altındaki doğalgaz tedarikçilerini de zorluyor.

Santrallerin çalışmaları için pozitif ticari koşullarınoluşmamasınındoğal sonucu olarak, santraller doğalgaz maliyetlerinden oluşturdukları gün öncesi fiyatları ile meritorder sisteminde çalışamaz hale geliyor. Bunun neden olduğudoğalgaz talebindeki düşüş de doğalgaz tedarikçilerine olumsuz yansıyor.

Santraller, BOTAŞ’tan almakla yükümlü oldukları doğalgazı da elektrik üretimine dönüştürmedikleri için al-ya-da-öde riskine girme durumu ile karşı karşıya kalıyorlar.

EÜAŞ’ın “örtülü tavan” uygulamasıyla
müdahale ettiği piyasa fiyatlarında, termik verimi daha düşük olan EÜAŞ doğalgaz santralleri çalıştırılarak birim kWh üretim başınadoğalgaz tüketimi artıyor.Ayrıca,düşük verimden kaynaklanan EÜAŞ (TETAŞ) zararı da HES’lerin üretimleri, gerçek su değerinin altında fiyatlanarak sübvanse ediliyor. Böylece, taleple arzın kesiştiği noktada daha verimli doğalgaz kombine çevrim santralleri devre dışı kalıyor. Ayrıca, bir bölümü düşük verimli EÜAŞ kontrolündeki doğalgaz santralleri çalıştırılarak, birim enerji için daha fazla doğalgaz tüketiliyor.

Bu uygulama, BOTAŞ’ın yıl başından beri gerçekleştirdiği zararın da maliyet bazlı fiyatlama ile giderilmesinin önüne geçiyor. Çünkü zarar, doğalgaz elektriğe dönüşürken bu sefer de EÜAŞ’ta kalıyor ve aslında BOTAŞ’ta yaratılan fiili değer, hidroelektrik santrallerinin üretimin sübvansiyonu ve birim enerji için daha fazla tüketilen doğalgaz ile harcanıyor.

 

“Elektrik üreticilerinin ve doğalgaz tedarikçilerinin finansal sürdürülebilirliği riske ediliyor”

Enerji IQ’ya konuyu değerlendiren elektrik piyasasından bir yetkili, BOTAŞ’ın azaltılan zararının EÜAŞ’taoluşmasıyla yükü Hazine’nin üstlendiğine dikkat çekti.

Yetkili değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Vatandaşımız ve sanayicimiz için aslında gerçek olmayan bir dünya yaratıyoruz. Gelecekte
ise bugün olduğu gibi ister istemez emtia kendi değerinde düzeltme yapıyor. Oysaki gerçeklerle zamanında karşı karşıya kalsak, kendi içimizde verimi arayıp daha az tüketecek, daha verimli üreteceğiz ve şoklardan uzak yaşayacağız. Böylece hiçbirimiz sanal bir dünyada yaşamayacağız.

Bu durum, fiilen sübvansiyonun devam ettiğini ve emtianın verim odaklı fiyatlanamadığını ve gerçek rekabetle fiyat oluşumununsağlanamadığını ortaya koyuyor, Kamu Hazinesinin ve elektrik üreticileri ile doğalgaz tedarikçilerinin finansal sürdürülebilirliği riske ediliyor.

Elektrik üreticileri ile doğalgaz tedarikçilerini karşı karşıya getiren bu durum, özellikle anonim hesaplar üzerinden sosyal medyada da tartışılarak, konunun asli temelinin ele alınmasını öteliyor.”

 

“Santrallerin doğalgaz maliyetleri %150 mertebesinde arttı, operasyonel sürdürülebilirlik imkansızlaştı”

Doğalgaz santrallerinin içinde bulunduğu durumla ilgili Enerji IQ’ya görüşlerini aktaran elektrik piyasasından bir yetkili, santrallerin 2018 satış anlaşmalarından, her geçen gün artarak devam eden ciddi zararlar ettiğini söyledi. Satış anlaşmalarının üretim maliyetlerinin çok altında kaldığına dikkat çeken yetkili, kamunun en kısa zamanda ani politika değişikliklerinden vazgeçerek, piyasalara güven ve öngörülebilirlik sağlamak amacıyla, şeffaf ve taraflar arasında ayrım gözetmeyen bir fiyat politikası belirlemesi gerekliliğine dikkat çekti.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Elektrik ve doğalgaz piyasalarına yapılan bu tip ani müdahaleler ve sübvansiyonlar, serbest piyasanın şeffaflık ve öngörülebilirlik temel ilkeleri zedelemekte, enerji tedarik zincirinin üretim tarafında kısa vadede ciddi nakit akışı ve karlılık kaybına, orta ve uzun vadede de arz güvenliğini tehdit eder hale gelmektedir.

Üretim şirketleri finansman anlaşmaları ve risk yönetimi gereği geçen yıl 3. çeyrek ve 4. çeyrek dönem başında yaptıkları 2018 satış anlaşmalarından, her geçen gün artarak devam eden ciddi zararlar etmektedirler.

Son olarak, BOTAŞ’ın ani bir karar ile doğalgaz ile elektrik üreten termik santraller için 1 Ağustos itibariyle dolar bazlı tarifeye geçmesi ve doların TL’ye karşı aşırı değer artışı, geçen sene bu döneme göre, doğalgaz maliyetlerini %150 mertebesinde artmasına sebep olarak, satış anlaşmaları üretim maliyetlerinin çok altında kalmıştır. Bu durum, bu tip santrallerin operasyonel sürdürülebilirliklerini imkansız hale getirmek üzeredir.

Kamunun en kısa zamanda ani politika değişikliklerinden vazgeçerek, piyasalara güven ve öngörülebilirlik sağlamak amacıyla, şeffaf ve taraflar arasında ayrım gözetmeyen, paydaşların görüşleri alınarak oluşturulan kısa ve orta vadeli elektrik ve doğalgaz piyasa uygulama ve fiyat politikalarını belirlemeli ve bir geçiş süreci çerçevesinde acilen paylaşması gerekmektedir.”